31 Mayıs 2015 Pazar

GÜNEŞİN GÖZYAŞIDIR CAMA VURAN DAMLALAR










Güneşin GÖZYAŞIDIR Cama VURAN Damlalar

.....Kartalın pençesinde nice yalçın kayalar
.....Sızdırmaz hicranını ateş karan 
damlalar...

.....Ne dağlardır ağlayan, ne de yalçın kayalar
.....Güneşin gözyaşıdır cama vuran damlalar...
***
Dinle, Ey Vefasız!
İnleyen nağmeler keman sesi değil,
Yağmurun nefesi...

İşitmiyorsa kimse, ruhundan kopan sesi;
İçe çekilip susmaktan başka kalır mı çaresi?

Yanmak kaderi değil midir zaten?
İyisi mi, sükût içinde;
Volkanlarla baş-başa kalmak
FAKAT
Derin suskunluklardan firar eden sorular
HAYKIRIYOR:
Katran karası mı çöktü gözlerine gün ortası
Taktın mı sevdânın yakasına, nisyân yaftası
Hani gece yarıları dar sokaklarda atılan hasret voltası;
Bu kadar mı ömürsüz, bu kadar mı hatırsız...

Saldı yelkenini rüzgâra; şimdilik sâkin havası
Umarsızca dolaşıyor nehir boylarında, elinde oltası...
*
.....Çok şeyleri bilip de  konuşamamak var ya
.....Konuşsan da her şeyi, anlaşılmamak var ya
.....Hele verilen sözü hatırlamamak var ya
.....Güvenip dost bildiğin, inandığın kimseden;
.....Öldürücü darbeyi sırtından almak var ya...

Heba olup gitse de adım-adım, yıllarım
kalsam da kara-kışta, vurgun yese dallarım
İstemem selâmını kesişse de yollarım...
*
.....Vefayı çaldın yere, yaptığına değdi mi
.....Sürdü mü filizlerin, başın göğe erdi mi
.....Sünger çektin maziye, silindi mi izlerin
.....O hercai yüreğin muradına erdi mi...

Hani bahar idi? Yazdı Güzlerin
MIH gibi çakılı durur sözlerin
Belli ki perdeli, görmez gözlerin!
Görür müsün acep bir gün; olur ya... 


Metanet Yazıcı

















Şubat 2012 / Metanet Yazıcı
Yorum Gönder